Makaleler

Çocuklarda Doğuştan Kalça Çıkığı

Doğumsal kalça çıkığı doğuştan, femur başının yerinde olmamasıdır. Ülkelere ve bölgelere göre değişmekle birlikte 1000 doğumda 2-5 oranında görülür. Kız bebeklerde erkeklere göre 4-5 kat daha fazla görülür ve daha ağır seyreder. Hastalık erkek çocuklarında hafif seyrettiğinden kolayca gözden kaçabilir. Anne yada babada DKÇ varsa çocukta olma ihtimali % 25 tir.

Kalça çıkıklığı erken teşhis edildiği taktirde daha kolay tedavi edilebilir, ancak fark edilmekte gecikilirse, ileride yürüme bozukluklarına ve ciddi sakatlıklara yol açabilir.

 

Yeni doğmuş bebekler, doğumun hemen ardından doktor tarafından tepeden tırnağa kontrol edilmelidir. Kalça çıkıklığının ilk bebekte görülme ihtimali daha yüksektir. Ayrıca ters meydana gelen doğumlarda eklem yerlerine fazlaca baskı olması sebebiyle kalça çıkığı olma ihtimali artar

Kalça çıkığı nasıl fark edilir?

Kalça ekleminde uyluk kemiği başı leğen kemiğindeki asetabulum adı verilen çukurluğa yerleşmiştir. Bazı bebeklerde asetabulumdaki çukurluk femur başının yerleşmesine imkan vermeyecek kadar sığ yada dar olabilir. Dolayısıyla femur başı yada başları tamamen yerlerinin dışına otururlar. Doğumdan hemen sonra doktor bebeğin bacaklarını her yönde hareket ettirerek, eklem yerlerinin tam olarak yerine oturup oturmadığını kontrol etmelidir. Bu yöntem Barlow testi olarak adlandırılır.

 

İçe doğru basan ayak, bir bacağın yürürken aksaması, kalça bölgesindeki derinin gerilmesi kalça çıkıklığının belirtileri arasındadır. Ancak yeni doğmuş bir bebeğin kemiklerinin tam olarak yerine oturması beklenemez, 6 ay sonra yapılacak ultrasonla eklemlerin yerine tam olarak oturup oturmadığı anlaşılabilir.

Tedavi şekilleri

Erken farkına varılan kalça çıkığı kolaylıkla tedavi edilebilir. Bunun sebebi doğumdan sonraki ilk aylarda eklemlerin tam olarak yerine oturmamış ve hareketli olmasıdır. Çocuk ayakta durmaya ve yürümeye başladıktan sonra kalça çıkıklığı varsa eklemler yanlış yerde oluşmaya başlar. Bu durum daha sonraları yürürken içe doğru basmaya ve topallamaya başlar. Tedavide çoğunlukla uygulanan yöntem bandajlama yöntemidir. Çocuğun ayaklarından itibaren kalça kısmı özel bandajlarla sıkıca sarılır, bu arada ayakları ayrılarak kurbağa pozisyonu verilir. Bu bandaj sabittir ve çocuğun altını değiştirirken çıkarmaya gerek yoktur. 3 ay boyunca uygulanır. Eğer çocuğun kalçasında iki taraflı çıkık varsa ve çocuk 6 aydan büyükse alçıya alınır.

 

Çocuktaki anormallik geç farkedilirse tek çözüm yolu ameliyattır. Ameliyatta, kalça eklemindeki yumuşak dokular orijinal pozisyonlarına getirilir.

Koksartroz (kalça eklemi kireçlenmesi)

Kalça çıkığı küçük yaşta tedavi edilmediği taktirde, 30 yaşından sonra bel ağrıları, yürüme bozuklukları (yürürken sağa veya sola yalpalamak şeklinde), şiddetli kalça ağrısı, topallama, omurganın dengesinin bozulmasıyla oluşan sırt ve bacak ağrıları gibi rahatsızlıklara sebep olur. Bu hastalığa koksartroz adı verilir. Koksartrozun en önemli sebebi kalça ekleminin doğumsal bozukluklarıdır. Koksartrozun tek tedavisi cerrahidir.

 

Zamanında farkına varılmayıp tedavi edilmeyen kalça çıkıkları, çok hafif olduğu için belirti vermeyen ve gözden kaçan kalça eklemi yapısal bozuklukları ileri yaşlarda koksartroza zemin hazırlar. Bazen iyi bir şekilde tedavi edilse bile DKÇ li hastalarda ileri yaşlarda koksartroz gelişebilir.

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.