Makaleler

Diyabetli Hastalarda Egzersiz

Diyabet tedavisi ve izlenmesini artıracak yöntemlerin geliştirilmesi ve egzersizlerin diyabetikler için de faydalı olduğunun ortaya konulmasından sonra, diyabetik hastaların gittikçe artan bir kısmı sportif aktivitelere katılıyor. Egzersizin özellikle Tip 2 diyabetik hastalar için önemli olan sistemik kan basıncı düşmesi, HDL/LDL oranının yükselmesi ve VLDL’nin azalması gibi olumlu etkileri vardır. Ayrıca insülin hassasiyetini artırıcı etkisi, hipoglisemi riski çok az olan Tip 2 diyabetikler için çok önemlidir.

 

Tip 1 diyabetik hastalar için de düzenli egzersiz programları desteklenmeli, ancak asla tedavinin bir parçası olarak görülmemelidir. İnsülin tedavisi ve diyete uyumun daha önemli olduğu unutulmamalıdır

Tip 1 diyabetik hastalarda egzersiz

Tip 1 diyabetik bir hastanın glukoz metabolizması şu faktörlere bağlıdır; insülin dozu, daha önceki metabolik kontrol, otonomik nöropati varlığı ve kalori alımı.

 

İyi kontrol altındaki bir diyabetik, genellikle 30-45 dakikalık aerobik egzersizi iyi tolere edebilir. Tip 1 diyabetiklerin özellikle karaciğerlerinde ve bir ölçüde kaslarında glikojen depoları azalır. Bu sebeple, bu hastaların egzersize dayanıklılığı normal kişilere göre azalır. Tip 1 diyabetiklerde egzersiz sırasında hipoglisemi oldukça sık rastlanan bir durumdur. Normal insanlarda efor sırasında kan insülin düzeyleri azalır, ayrıca glukagon ve adrenalin hepatik glukoz üretimini artırarak bu sırada kullanılacak fazla glukozu karşılarlar. Tip 1 diyabetik hastada insülin düzeyi egzersiz sırasında gereken şekilde düşmez. Hatta, eğer son 1 saat içinde insülin enjeksiyonu yapılmışsa, artabilir. Bu yüksek insülin düzeyleri egzersiz sırasında periferik glukoz uptake’ini ve hareket eden kaslar tarafından glukoz oksidasyonunu stimüle eder. Ancak bundan daha güçlü olan etki glukoneojenez ve glikojenoliz yoluyla hepatik glukoz üretiminin inhibe edilmesidir. Kısa süreli egzersizlerde bu etki olumlu olabilirse de, daha uzun süreli olanlarda hipoglisemiye yol açabilir.

 

Tip 1 diyabetik bir hastanın egzersiz sonrasında hipoglisemi riskinin en yüksek olduğu dönem 6 – 14 saat sonrasıdır. Dinlenme dönemlerinde kas ve karaciğer glikojeni yenilenmelidir. Egzersiz sonrası dönemde azalmış olan kas glikojen depoları ve artmış insülin duyarlılığı, hipoglisemi riskini önemli ölçüde artıran unsurlardır. Ciddi gece hipogilisemisini önlemek için egzersizden sonra insülin ve kalori alımı değiştirilmelidir.

 

Egzersiz yapan bir diyabetik için en çok önerilen insülin injeksiyon bölgesi karındır. Çünkü ekstremitelere yapılan insülin daha uzun sürede emilir ve bu bölgeler egzersiz sırasında daha çok hareket ettikleri için, buralarda emilim daha düzensiz olur.

 

Tip 1 diyabetik hastanın egzersiz sırasında insülin sekresyonunu artırma şansı yoktur. Egzersiz sonrasında oluşabilecek bir hiperglisemi daha uzun ve şiddetli olabilir. Kötü kontrol altındaki ve/veya ketonürik hastada egzersiz glukoz uptake’inin bozulmasına, lipofiz ve ketogenezin ve hepatik glukoz üretiminin artmasına yol açabilir.

Tip 2 diyabetik hastada egzersiz

Egzersiz tip 2 diyabetik için kilo kaybı, diyet ve oral antidiyabetikler veya insülinle birlikte bir tedavi yöntemidir. Egzersiz periferik insülin duyarlılığını, insülinin reseptörüne bağlanmasını artırarak ve obeziteyi azaltarak hipoglisemi kontrolüne yardımcı olur.

 

Egzersiz, insülinin adipositlere bağlanmasını artırır ancak myositlere bağlanması üzerine etki göstermez. Her iki hücre için de glukoz transport proteini olan glut – 4 egzersizle artar. Böylece bu hücrelerde glukoz transportu hızlanır ve glisemik kontrol düzelir.

 

Tip 1 diyabetiklerin tersine, tip 2 diyabetiklerde egzersizle hipoglisemi genellikle görülmez Çünkü endojen insülin düzeyleri genellikle iyi korunur. Ancak insülin kullanan tip 2 diyabetiklerin egzersizle kan şekeri regülasyonları bozulabilir. Bunlarda ilaç / insülin dozunu azaltmak ve / veya karbonhidratlar alımını artırmak gerekebilir. Yine de hastaların endojen insülin salınımlarını, azalan glukoz düzeyleriyle paralel olarak azaltma yetenekleri korunduğu için ağır hipoglisemi genellikle görülmez.

DİABETTE EGZERSİZİN FAYDALARI VE RİSKLERİ

Tip 1 diyabetiklerde yapılan bazı çalışmalar; düzenli egzersizin HbA1c düzeylerini düşürdüğünü gösteriyor. Ancak daha kesin olarak kanıtlanmış etkisi insülin gereksinimini azaltmasıdır. Erkek tip 1 diyabetiklerde okul sporlarına katılmanın makrovasküler komplikasyonlar ve mortalite riskini azaltttığı bildiriliyor. Özellikle nefropatik diyabetiklerde aterosklerotik damar hastalığı çok erken oluşur. Düzenli egzersiz kan lidiplerini düşürür ve HDL / LDL oranını artırır. Bunun diyabetikler için de geçerli olduğu kesin olarak kanıtlanmamış olmakla birlikte, büyük bir olasılıkla doğrudur.

 

Tip 1 diyabetiklerde anormal koagülasyon profilinin myokard enfarktüsü gelişiminde bir risk faktörü olduğu kesin olarak gösterildi. Bu hastalarda fibrinojen ve tromboksan düzeyleri, faktör VIII kompleks aktiviseti ve trombositlerin agregasyon yetenekleri artmış, prostosiklin sentezi ve fibrinolitik yanıt azalmıştır. Egzersizin özellikle gibrinolitik yanıt artması olmak üzere tüm bu parametreleri olumlu etkilediği gösterildi.

 

İnsülinle tedavi edilen diyabetik hastaların hemen tümü hiperinsülinemiktir. Hiperinsülineminin ateroskleroz gelişiminde rol oynadığı kuvvetle olasıdır. Düzenli egzersiz insülin gereksinimini azaltır. Egzersiz, ayrıca yine aterojenik bir etkiye sahip olan IGF – 1 düzeyini, bunun hiperinsülinemi tarafından stimüle edilen sentezini inhibe ederek azaltır.

 

Özet olarak tip 2 dibetiklerde egzersizin kan şekeri kontrolünde iyileşme, periferik insülin duyarlılığında artma, kan yağları profilinde düzelme, sistemik kan basıncında düşme, kilo kaybı, fiziksel aktivite kapasitesinde artma ve yaşam kalitesinde iyileşme gibi olumlu etkileri vardır.

 

Uzun süredir diyabetik olan hastalar için egzersizin kronik vasküler, nörolojik ve muskuloskeletal sistem komplikasyonlarıyla ilgili riskleri olabilir. Diabatiklerde angina, aritmiler ve ani ölüm sıklığı arttı. Proliferatif retinopati, retinal ve vitröz kanamalar egzersiz ile kan basıncında oluşan değişiklikler ile kötüleşebilir. Proteinüri egzersizle artabilir, ancak egzersiz nefropatinin ilerlemesini hızlandırmaz.Otonomik nöropatisi ve periferik vasküler hastalığı olan diyabetikler ağır egzersiz programlarına adapte olmakta güçlük çekebilirler. Bu hastalarda bacaklarda azalmış kan akımı, ortostatik hipotansiyon, dehidratasyona yanıtın azalması ve kalp hızı cevabında uygun artışın olmaması egzersizi daha riskli hale getirir.

 

Otonomik nöropati diabetin potansiyel olarak hayatı tehdit eden bir komplikasyonudur. Bu komplikasyonu olan hastalar azalmış maksimum kalp hızı ve artmış dinlenme kalp hızı sebepiyle egzersizi tolere demezler. Nöropati sebepiyle ayak anatomisi bozulmuş hastalarda travmatik yaralanmalar ve ayak ülserleri kolayca oluşabilir. Bu hastalarda koşma yerine yüzme egzersizleri önerilmelidir. Ağır otonomik nöropatisi olan hastalarda egzersiz sonrası fatal hipotansiyon atakları olabilir. Ayrıca yine bu hastalarda soğuk ortamda egzersiz toleransı azalır, sıcakta da dehidratasyona eğilim artar.

 

Egzersiz sırasında ve postegzersiz hipotansiyon sırasında sessiz miyokard infarktüsü otonomik nöropatisi olan hastalarda artan sıklıkta görülebilir.

Egzersizin uzun süreli olumsuz etkileri ise şöyledir:

1 – Hipoglisemi

Hipoglisemi

2 – Hiperglisemi

Hiperglisemi

3 – Kardiyovasküler hastalıklar; miyokard infarktüsü, aritmiler, egzersiz sırasında aşırı kan basınca artışı, postegzersiz ortostatik hipotansiyon, ani ölüm.

Kardiyovasküler hastalıklar; miyokard infarktüsü, aritmiler, egzersiz sırasında aşırı kan basınca artışı, postegzersiz ortostatik hipotansiyon, ani ölüm.

4 – Mikrovasküler bozukluklar, retina kanaması, proteinüride artış.

Mikrovasküler bozukluklar, retina kanaması, proteinüride artış.

5 – Osteoartroz

Osteoartroz

6 – Nöropatiye bağlı bağ dokusu yaralanması. Sonuç olarak hasta ve doktorun egzersizin etkilerini tanımaları koşuluyla egzersizin faydalı etkileri risklerinden çok daha fazladır.

Nöropatiye bağlı bağ dokusu yaralanması. Sonuç olarak hasta ve doktorun egzersizin etkilerini tanımaları koşuluyla egzersizin faydalı etkileri risklerinden çok daha fazladır.

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.